31 Ağustos 2012 Cuma

Burda Eylül Sayısı...

   Burda Dergisi'nin Eylül sayısının; Espark, D&R 'a gecikmeli de olsa gelmesiyle nihayetinde alabildim. Çünkü ayın 26'sında sorduğumda halen gelmedi denmişti. Esasen sayı çok geç kalmadı da ben biraz acele ettim sanırım, güzel haberleri okumak adına; neyse nihayetinde kavuştuk:).


    Bu sayısında malumunuz sevgili Lilibebek; Suzy'nin aldığı güzel ödülden de bahsedilmişti. Duymayan kalmadı tahmin ediyorum ama olsun, güzel arkadaşımı yeniden gönülden tebrik ediyorum.

 
 
Bu sayıdan hoşuma giden iki model oldu...
 
 
   İlki sol baştan 134 nolu model tasarımcı Mathew Williamson'ın bir çalışması; alışkın olduğumuz çizgi ve kesimden bir parça değişik, üstelik farklı renk kumaşlar kullanarak yine farklı bir görüntüye kavuşturabiliriz elbiseyi.  Bir diğeri ise 129 nolu sağdaki; parka-yağmurluk. Bu resimde görünmese de orijinal modelde; yağmurluğun önü kısa arkası daha uzun....  Geçen yıl yine bir Eylül ayında; İzmir Kipa'da bu yağmurluğun, açık gri ve füme rengi leopar desenlisini görüp almamış, sonra çok pişman olmuştum.  Gönlüme göre bir kumaş bulursam belki dikerim. Belki de oralarda bulursam yine alırım. Bu yıl da yine tatile henüz çıkmadım, işlerimden dolayı. Kendi işim de yayıncılıkla ilgili olduğundan  dergilerimizin  art arda çıkmasını beklemek durumunda kalıyorum, gerçi biraz da böyle olsun istiyorum zira aşırı sıcaklar bir parça beni bunaltıyor. Yine de bu yıl tatil planları ertelendikçe ertelendi. Tatil ihtiyacım had safhaya ulaştı..:) Sevgiler...
 

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Kalamar Tava..


 
   Hafta Sonu alışverişinde uzun zamandır almadığımız Kalamar'a da şans tanıyalım dedik, diğer balıklarla birlikte, ciddi balık severlerdeniz çünkü.. Av yasaklarının kalkmasıyla bize daha da gün doğacak az kaldı:)... Yapımı basit bildiğiniz tarzda gerçi herkes ayrı şekillerde kızartabiliyor, bizimki dondurulmuş olandandı dolayısıyla önce çözündürdük ve ardından aşağıdaki şekilde hazırladık.

Çözünen Kalamarların üzerine (Kalamar 500 gramdı)
 
2 çay kaşığı karbonat
2 çay kaşığı toz şeker serptik

Karbonat ve Şeker ile bir süre bekletilen kalamarlar (en az yarım saat) alınıp;

una bulanır ardından (1 adet çırpılmış büyük yumurta) tekrar yumurtaya bulanarak kızartılır.
(İsteyen yalnızca una bulayabiliyor)

Sosu için
1,5 dilim ekmek içi
2 kaşık yoğurt
3 diş sarımsak (isteyen daha fazla ilave edebilir)
4 büyük ceviz içi
1 tatlı kaşığı limon suyu
Yarım çay kaşığı tuz.
arzuya göre dereotu ilave ediliyor..

Sos için hazırlanan malzemeler blender dan geçirilerek hazır hale getirilir.
Afiyet olsun..

 Hımmmm  bu arada ben sosuna bir miktar Knorr Izgara Harcı da ilave ettim bir tutamcık. Onu unuttuğumu farkedince hemen yazayım dedim.. İsterseniz ununa da ilave edilebilir. Kızartmadan önce.

Not: Bu dantel örtüler (esasen plastik)  farklı amaçlarla alınmıştı; bir projede kullanırım diye düşünüp almıştım, bunlarla ilgili çalışmalarım olursa sizinle paylaşacağım, o kadar çok almıştım ki bunlardan; bir kısmını da böyle görsel de kullanayım dedim, fena da durmadı sanki:)).

28 Ağustos 2012 Salı

Desenli Şifon Atlet...



    Çizdiğim proje hazırlandı, aslında basit görünse de benim yaptığım gibi kalıpsız çalışmayınız. Kendim nasılsa yaparım diyerek; ne Burda Dergisi'nden bir kalıp ne de başka bir atletten kalıp aldım. Öylece masaya koyup kesiverdim.  Bu arada Sol en baştaki emektar masamın görüntüsüne sanırım alıştınız artık. Kendileri salon masası olup sayemde sıradan bir masa haline gelmek üzereler... Kumaş şifon olunca kaymalar oldu; zor bir kumaş şifon, ama Allahtan modelin detayı yok. Göğüs kısımlarına minik pensler de yerleştirerek tamamladım modeli.. Bu minik tatlı tavşancık da dün akşam saati iş yerimde beni ziyarete geldi:), hayvanları çok sevdiğimi duymuş, beni bir görmek istemiş;)))! Ne iyi ettin de geldin tatlı tavşancık. Bir iki dakika sonra kaynaşmıştık da boynumdaki zinciri kemirmeye başlamıştı bile:)))...
Sevgiler....

24 Ağustos 2012 Cuma

Yeni Proje Şifon Atlet...



  Kumaş sağ tarafta gördüğünüz  desenli şifon, bununla yaz bitmeden ne yapmalıyım derken yandaki ferah atleti yapmaya karar verdim. Biran önce yapılmalı havalar soğumadan:)...

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Gri T shirt yenileme

  Merhaba,
  Proje Defterimin, 4. projesini söz verdiğim üzere bayram sonrası yayınlıyorum, esasen yaşanan terör olaylarından dolayı ne kadar moralimin bozuk olduğunu sanırım pek çok arkadaşım tahmin etmekte zorlanmıyordur. Ama inanın ben bu yayını hazırlamakta çok zorlandım.. Moralim fazlasıyla bozuk ve üzgünüm... Verilen sözlerin önemli olduğu düşüncesiyle ilk kareden başlayarak anlatmaya çalışacağım.
   T-shirt'ün ilkin tek kolunu çıkardım. Aklımda kesinlikle Japon kültüründen esintilerin olması gerektiği vardı,  çok değerli Nurdan Hanım'ın Japon bebeklerinden, Çin'li bebeklerinden  hayli etkilenmiştim. Kendisine de esinlenebilirim demiştim zaten. Kendi evimizin duvarında da  eski japon kadın resimi bulunur, hatta eşimin iş yerindeki odasında  yine eski japon resimleri; Poster tarzı çalışmalar mevcut dolayısıyla içten içe hep yapmak istediğim birşeydi. Japon bir kadın boyamayı çok isterdim ancak kumaş boyama eğitimi almış biri olarak şunu söyleyebilirim ki; penye bu tarz detaylı uygulamalar için pek uygun değildir. Dolayısıyla en basitinden "Japonca yazılar ve Bambu dalları, yaprakları olmalı" diye baştan planlamıştım. İşin özü fazla sürprizli bir bluz olmaktan çıkıp az sürprizli olan t-shirt yenileme, geri dönüşüm de diyebiliriz....


Çalışmada ilk kolu çıkardıktan sonra diğer kolda uygulanmak üzere pileler kırdım ve tüm pileleri sola doğru hafif kaydırarak verevlemesine yön ermeye çalıştım. Önce iğne ile tutturuldu ardından da dikildi.




   T-shirt 'ün üzerine yazılacak yazı planı esasen; çalışmaya başlamadan önce gerçekleşmişti. Japonca üç çeşit alfabeye sahip; Hiragana, Kakana ve Kanci (kanji). Ben Kanji karakterindekileri (yani Çin'den alınma harf karakterleri) ve kaligrafik açıdan hoş duracak kelimeler seçmeye çalıştım, estetik duracak olanları, bir anlam bütünlüğü sağlamaya çalışarak toparladım. T-Shirt'ün üzerinde "Güzel Bahar Çiçeği" yazıyor. Umuyorum bir yanlışım yoktur. Japonca bilgisi olan birine doğrulatmayı isterdim, ama redaksiyonu yaptırabileceğim biri yoktu tanıdığım. Bahar doğumlu olduğum için böyle tercih ettim. Yazıyı şeffaf, kalın bir dosyaya asetatla çizdim ve kretuar ile stencil şeklinde oydum. Bambu stencilim hazır vardı.  Cadence'in akrilik "Fosforlu Pembe" yazan boyasını kullandım.  Kumaş boyamada  normal kumaş boyaları kadar akrilik boyaları da kullanabiliyorsunuz, kumaşın arkasından ütüleyebileceğiniz gibi bir bez yardımıyla üzerinden de ütüleyebilirsiniz. Kumaş boyama yapmak isteyen ama bir çok fırça almak istemeyenlere bir önerim olacak;  ilkin 0 (sıfır numara) ve 3 numara samur fırçaları tavsiye edebilirim. Kesinlikle iş görecek bir öneri bu. Elbette farklı fırçalar her zaman işinizi kolaylaştırır. Bu tavsiye bizim kumaş boyama hocamızın ilk önerisiydi. Başlangıç aşamasındakiler için...


  Metal süs taşları yapıştırmaya sıra geldi, soldakileri rahatça yapıştırdım ama sağdakileri yapıştırırken (pileli omuz) üşenip Viva Decor taş yapıştırma makinesi ile yapıştırmayayım, diye ütü ile yapıştırmaya çalıştım. İlkinde sıkıntı yoktu çünkü bir bez yardımıyla yapıştırmıştım ama pileli olan alan küçük diye haberleri dinlerken (terör haberleri) o moral bozukluğuyla direk ütüyü basınca sarı ütü lekesi oldu... moralim daha da bozuldu tabiki, derken geçen yıl  krem rengi pantolonuma da sarı ütü lekesi olduğu aklıma geldi ona uyguladığım metodu uyguladım. Bu ipucunu da aktarayım sizlere; ütünün ısısından dolayı sararan yeri nemlendiriyorsunuz; hafif ıslak bir bezle; ardından o alana nişasta serpiyorsunuz, ve üzerine kalınca pamuklu bir bez seriyor o şekilde tekrar ütülüyorsunuz. Bir kaç kez yıkayarak işlemi tekrarlayabilirsiniz. Bu arada ben yöntemleri farkındaysanız açık renkli kumaşlarda yaptım, renkli boyalı kumaşlarda sonuç ne olur bilemiyorum.  Leke tamamen yok olmasa bile hayli hafifliyor. Tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmayabiliyor ne yazık ki, ısının yüksekliğinden dolayı....

İşte son şekli...   Herkese sevgiler...

 
 

17 Ağustos 2012 Cuma

İkat Desenli Etek ve Kırmızı Bluz



Bundan önceki postumda Proje defterimdeki 1. çalışma ikat desen kalem etek tamamlandı. Birinde boynuma şu çok moda olan saçaklı ince fularlardan doladım, bunları çok seviyorum, diğerinde ise kendi yaptığım bir kolyeyi taktım.




Bu bluzda yine Proje Defterimden  3 nolu kumaş; klasik yuvarlak yaka bir bluz oldu. 4.Projem ise bir tişört yenileme olacak malumunuz bildirmiştim, bir hayli birşeyler yaptım ama henüz bitmedi, artık onu bayram sonrasına saklıyorum. Bu vesileyle herkesin bayramını kutluyor, iyilikler ve güzellikler hayatınızdan eksik olmasın, diyorum. Sevgilerimle..

10 Ağustos 2012 Cuma

Proje Defteri


1. sıradaki; Likralı, ikat desenli kumaştan etek planım var.
2 ve 3 ise son derece renkli olduklarından klasik bir bluz planlıyorum.
4- ise bir t-shirt yenileme projesi olacak.
Doğrusu hangini önce yaparım bilemiyorum, sırasına göre değil de, ruh halime göre yapılacaklar büyük ihtimalle, artık ilkin hangisine elim giderse ...

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Pazar Macerası..

Öğlen iş arasında servis ile Çarşamba Pazarı'na gitmeye karar verdim.  Esasen çok büyük bir kalabalık yoktu.


Tezgahlarda bol t shirt'ler... vardı.. Ben kendime göre birşey göremedim. Nedense hep aynı şey oluyor...


insanları fazla rahatsız etmeden kareler almaya çalıştım,



Ne kadar çok ayakkabı asılı ilginç bir görüntü oluşmuş, ama tezgahlar boş görünüyordu, sanırım ilerleyen saatlerde çoğalacaktı, ya da bugün böyle, çoğu zaman boş bir kalabalık da olabiliyor. Çoğu insan iki t-shirt bakamadan söylene söylene kalabalıktan yakınıp dönüyor, ben iyi günümdeydim anlaşılan...


   Bu tezgah da hoş sayılacak şeyler vardı.. Ancak fiyatlar mağaza fiyatlarından farklı değildi gerçekten. Zaten bizim pazarlarımızda öyle fazla ve büyük indirimler beklememek lazım, alıştık, o yüzden adı var diye gidiyoruz Çarpa'ya; yani Çarşamba Pazarı'na; pazar maceram uzun sürmüyor çünkü servis'i kaçırmadan işe dönmem gerekiyor. Kısacası gezmek için sadece 35 dakikam oluyor genelde...oldukça hızlı geçiyorum tüm tezgahların önünden, bugün şanslıydım ki tezgahlarda fazla kalabalık yoktu, rahat gezdim. "Ne aldın?"; derseniz. Hiçbirşey bulamadan geri geldim. Olsun, hava değişikliği iyi geldi... arada gerekiyor böyle. Pazar ortamlarını her zaman sevmişimdir. Birşey bulup beğenip alsam da, alamasam da, o havayı koklamak bile bazen bana iyi geliyor.  

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Eskilerden bir moda yarışması...


   Eskilerden, Yelpaze Dergisi'nden bir haberi sizinle paylaşmak istedim arkadaşlar. Burada verilen habere göre (üzerine tıklarsanız orjinal boyutunu da okuyabileceksiniz); 1958 yılında gerçekleştirilen bir moda tasarım yarışmasında,   "deniz kıyafetlerinde (plaj kıyafetleri) yılın hattını tespit eden isimin 21 yaşındaki Hazel Porter adındaki bir genç kız olduğu belirtilmiş, işin ilginç yanı ilk üç'e giren modele ait tasarımlar da yine kendisine aitmiş (sol baştan başlayarak ilk üç). Bizlere şimdilerde uzak gözükse de modellerin o zaman için son derece ilgi çektiği kesin. Eskiyi  her zaman kendisine ait; özel, önemli ve güzel bulduğumdan paylaşmak istedim.

   Tek bir seferde dergi sayfasını taramam mümkün olmadı, ahh eski A3  Mustek tarayıcımız, senin değerini hiiç bilmemişiz, neredesin,  iki kerede tarama yapar olduk:(!. Neyse kısacası  görüyoruz ki; eski de kendisine ait ve özel..

İkinci taranmış kısmı aşağıya ekledim, yazı ilginizi çekerse, yazının devamı aşağıda...


Hımm bu arada "Çuval Modası" diye tabir edilen; yukarıdaki resimde, sol baştan ikinci model oluyor.


Kaynak: Yelpaze Dergisi; 1958  Mart, Sayı: 300

 

3 Ağustos 2012 Cuma

Dorothy Perkins T-shirt


  Çok severek almıştım bu Dorothy Perkins T-Shirt'ü. Takı meraklılarının da hoşuna gidebilecek bir model. Üzerindeki boyama baskı; karma karışık takı deseni çok hoşuma gitmişti. Bu tarz bir uygulama pekala da T-shirt boyama aktivitelerinde kullanılabilir. Bu tarz uygulamaları yapanlar oldu muhakkak, ancak bu, bol renk kullanımı açısından iyi bir örnek oluşturuyor. Esinlenmek isteyenler korkusuzca daha fazla renk kullanabilirler. Ben bu kalabalık yetmezmiş gibi üzerine başka zincirlerde takıyorum bazen. Gerçekten hiç kötü durmuyor, bütünleşiyorlar adeta.. Bu sefer model anlaşılsın diye sade kullandım.

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Neon Kolye


Taşlı kolye ucunu alıp neon renklerle boyadım, upuzun bir zinciri var esasen. Dergi karıştırırken "bu elbiseyle ne güzel dururdu" diye düşününce ikisini bir arada kullanmaya karar verdim.  Neon renkler Siyah ve Beyazda ayrı güzel duruyor.



Resim Kaynağı: Options Dergisi 1998/ 12, Sayı:25