14 Haziran 2013 Cuma

Uzun Yazı...


Merhaba Arkadaşlar,

Blogumda yazmayalı epey zaman oldu. Yazmak için içimde bir heves bulamadım ne yazık ki.  Bu arada bazı bloglar “Bu blogda direniş var” dedi. Kimi arkadaşımız yayın yaptı,  kimi yapmadı. Hiç birinin kötü niyeti olduğunu zannetmiyorum. Bazı bloglarda; bu suskunluğun manası olmadığı, hatta kimi görüşe göre ise “ikilik yaratma hevesi” olduğu düşünülmüş olsa da ben kimsenin kötü niyetli olduğunu düşünmüyor, düşünmek de istemiyorum.  Suskunluk yanlış anlaşılmamalı, içten bir heves gelmeli neticede yazmak için.   Gündelik yaşantımda hem içten gelen bir istekle hem de özellikle eşimin mesleği gereği haberlerin ve haber  program  takibinin zorunlu olduğu bir evde yaşamaktayım. Olayları bu kadar içten ve yoğunlukla takip etme zorunluluğu insanlarda belli bir yorgunluk yapıyor. Benim işim her ne kadar “Bilimsel Yayıncılık” olsa da,  eşimin işi gereği yoğun gündem takibi olması gerekliliği bu etkiyi arttırıyor. Ne demek istediğimi, mesleği habercilik ve haber hazırlamak olanlar iyi bilirler. Gerçekten insan kendisini her saniye gündemin ve olayların direk içinde hissediyor.

 Yayıncılık normalde gerçekten keyifli bir olay. Kimisi kalemi başında yaşar bu duyguyu, kimisi başka birinin makalelerini yayına hazırlarken, kimi radyoda mikrofon başında, kimi ise ekran karşısında.  Benim kendi çalıştığım alanla ilgili ise yayını hazırlayana kadar yaşadığınız üzüntüler, stresler, terslikler (özellikle bilimsel yayıncılıkta hata yapmama zorunluluğu) olsa da, o baskıyı elinize aldığınızda yaşadığınız; matbaadan sıcak sıcak çıkmış yayının kişiye verdiği keyif anlatılmaz bir duygudur. Kısacası yaptığım iş de yayıncılıkla ilgili olmasına rağmen,  yazı yazmak içimden gelmiyor.

  Blog Suskunluğu Meselesi…

 İşin aslını isterseniz bu olaylar benim insanları ülkeyi ve toplumu yeniden ele almamı sağladı. Üstüne trilyonlar verilse alamayacağım bir ders aldım. Ülkemin bugün bu noktalara neden geldiğini blogları incelediğimde çok daha iyi anladım. Ve  “benim güzel ülkemin neden bu noktada olduğunu gayet iyi anlıyorum” diyebildim. Mikro dan makro'yu analiz etmek çok rahat mümkün oldu!. Zaten dikkatli bakan herkes de bunu görebilmiştir. Kimse kimseyi susturamaz bence. Suskunluk bir tercih. Susmuş gibi görünsek de arkada çok çalışıyorum. En azından şahsım adına! Hem işimle ilgili hem de tencere ve tava ile halledilemeyecek meseleleri; insanlarla yüz yüze görüşüyorum. Birileri yapar nasılsa ülke düzelir de ben de dikdiğim  “cicilerimle” rahatça poz veririm demiyorum!. Kendimin yapmadığını bir başkasının da yapamayacağı gerçeğinin çok iyi farkındayım!    Bizi bu havalar mahvetti zaten; "Birileri  Nasılsa Yapar!"..

Benim anlayamadığım, başka bloglarda da gördüm; normalde aslında çok yayın yapmayan arkadaşlarımızın; Yaa sahi niye susuyoruz demeleri ilginçtir. Sanılır ki her gün yayın giriliyordu. Kimse kimsenin kalemini tutmuyor ki. Bakın ben burada yazıyorum. Kim nerede isterse de orada yazabilir bence.

 Ben blog açmazdan önce çok sevdiğim arkadaşım Hanife Kamar; ısrarla yazınsal bir blog olmasını da istemişti…. Sevgili Hanife’ciğim bak yukarıdaki yazının bütün müsebbibi sensin. Yazınsal bir blog olsun seninkisi diye ısrar ediyordun.  Biliyorsun ki benim, Jüpiter ve Mars'ım 3. evde, anladın sen;)!

  Bu kadar yayıncılıkla ilgili yazmışken, yerel bir kanalda sunuculak yapan, öğretmen emeklisi olduğunu tahmin ettiğim, sanırım kendisi de söylemişti… (Çünkü çok düzgün konuşuyor ve herkese YAVRUCUĞUM, GÜZEL EVLADIM diyor) bir beyfendinin sözünün;  bana enteresan gelip, etkilediğinden de bahsetmeden edemeyeceğim. Bu değerli beyefendi her mikrofon uzattığı kişilere konuşmasının en sonunda “Düğün Bizim Oyna Kızım Değil, Vatan Bizim, Ülke Bizim Diyeceğiz Değil mi Güzel Evladım?” diyerek konuşmasını bitirdiğinde, gençlerin yüzünü görmenizi isterim. İnsanlar ilk baş ne olduğunu pek anlayamıyor, sonra yarım ağızla tebessüm edip “Tabii” diyebiliyorlar. Kimi ise ne demek istediğini gayet iyi anlıyor. Uzun aylardır devam eden sokak röportajlarında bunu hep yapıyor. İlk zamanlar bana da biraz enteresan gelmişti  ama  şu an taşlar yerine oturdu. Uzak görüşlülük bu nedenle çok önemli işte.  Benim güzel ülkemin çok değerli hele de eski öğretmenlerinin aldığı eğitimi bilenler bilir.  Uzak görüşlü yetiştirilmişlerdir (Annem de bunlardan biridir)… Ve Sevgili Öğretmenim ellerinizden öperim. İzninizle REPLİĞİNİZİ ÇALDIM.
Sevgiler, saygılar;  bir süre yokum değerli arkadaşlar.

40 yorum:

  1. Merhaba demeye geldim, şanslıyım yazını gördüm.
    Herkesin iyi niyetli olduğu konusundaki düşüncelerine katılıyorum.
    Blogda temaya uygun ya da değil, blogger; tamamen kendi kararına göre yayın yapacaktır bence.Neticede sayfa tam da ona aittir ve onu yansıtmaktadır.
    Susmak isterse susar, bakın ne giydim-yaptım-pişirdim-gittim-gördüm-düşünüyorum vs vs demek isterse de der ve gösterir bence.
    Bu replik harikulade imiş.Ben de kullanmak isterdim.
    En içten sevgilerimle, görüşmek üzere.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl ben şanslıymışım demek ki.. yorumunuza çok teşekkür ederim. Kesinlikle Replik acayip birşey;)benden de Sevgiler.

      Sil
  2. çok güzel yazmışsın canım. Eline, diline, yüreğine sağlık. Bende bir süre yazmadım blogumda ama baktımki olmuyor. İnsanlar başkalarının suskunluğunu kullanarak başka amaçlar peşinde, tekrar yazmaya başladım. Her gün 1 den fazla post yayınlıyorum çünkü bşaka bir meşgalem yok şu aralar.Kafam bozuluyor yıllarca neden televizyon izlemediğimi şimdi daha iyi anladım.
    Yazılarım da bazen açık açık bazen paylaştığım postlarda ince dokundurmalar ( edebiyat da sizler kadar gelişmiş değilim. bana göre dokunduruyorum ama öyle anlaşılıyormu bilmiyorum) yapıyorum. keşke senin kadar güzel yazılar yazabilsem de ah neler yazarım.
    O beyefendinin ellerinden öperim nasıl güzel söz söylemiş. ama anlayana be. Şu anda burada bardakdan boşalırcasına yağmur yağıyor. Allah dışarda direnen halkımıza güç kuvvet versin.
    Sende susma canım yaz. çok güzel yazıyorsun. kimseyi kırmadan kimseye sensin demeden. zaten bu sen ben kavgası değil ama anlamıyorlar. ama sen yaz susma .
    kendine çok iyi bak arkadaşım. tekrardan ellerine sağlık.
    Saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Gülay Hanım, estağfurullah yazımı beğenmenize çok sevindim. Siz de güzel yazıyorsunuz evet farkındayım. Güzel detaylar insanların yazılarının içinde oluyor aslında, çok haklısınız. Çok teşekkürler.

      Sil
  3. Çok güzel bir post olmuş,yüreğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevil Hanım; çok teşekkürler.

      Sil
  4. İnsanın içinde birşeyler yapabilme hevesi olması için aklında kaygı olmaması gerek canım,yazdıklarına harfiyen katılıyorum.Umarım kaygısız güzel yarınlara hepbirlikte uyanacağız Türk'ün azmi karşısında hiçbir engel duramaz zira...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Nur çok teşekkürler. Aynen öyle.. Sevgiler canım.

      Sil
  5. Handan'cığım son olaylara herkes değilse de blog camiasında benim hep özlemini çektiğim bir şekilde pekçok arkadaş bir şekilde tepki veriyor, kimi yazarak, kimi fotoğraflayarak, kimi senin gibi susarak, susmak da bir tepkidir, susmak çok şey anlatır, ne zaman yazma hevesin gelirse o zaman yazarsın:)
    sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Müjde Hanım, çok teşekkürler. Birbirimizi iyi anlıyoruz yazmasak da;).

      Sil
  6. Katılıyorum yazdıklarınıza, hevesim yok yazmaya, elim kolum varmıyor. Bizim bu suskunluğumuzun altında ikircik arayanları da kendi vicdanlarıyla başbaşa bırakıyorum.
    Sevgiler gönderiyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elif Hanım'cığım belki niyet kötü değildir ama yazmayışımızı da lütfen başkaları yanlış yormasınlar. Gönül yorgunluğu veya kırgınlığı diyelim..

      Sil
  7. Sanırım ben de o susanlardanım;aslında bir post yazmıştım ama altına yazılan,son derece yandaş,demokratik bir uslubu olmayan yorumları görünce yazıyı da kaldırdım;ayıp ettim belki de bilmiyorum ama blogumda o yorumları görmeye dayanamadım.Kimseninkini de tek tek silmeye içim el vermedi.Üzülerek kaldırdım ben de.Argoya ve küfüre tahammül edemiyorum.Millet olarak önce bunu çözmemiz lazım sanırım.Saygı diyoruz,demokrasi diyoruz ama sosyal medyada görüyoruz işte,hep bir dalga geçme hali..Uzun yazdım kusura bakma,kalemine sağlık,sevgilerimle:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım yazan da, susan da kötü niyetli değil bekli, olamaz da olmamalı da çünkü başka toprak yok birlikte yaşanacak;).

      Size yapılan beni de üzdü doğrusu. Hepsi geçecek malum. Biliyorum. O dil nasıl gelişti hepimiz biliyoruz!!! Nereden kök saldı ve nasıl bu kadar çirkinleşti hepimizin malumu;) Sevgiler benden de...

      Sil
  8. Ne güzel bir yazı Sevgili gooogoook.

    Görüşmek dileği ile sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülden Hanım, çok teşekkürler. Sağ olun. Sevgiler benden de..

      Sil
  9. kalbi güzel beyni güzel arkadaşım elbette fikrine saygı duyuyorum
    bugün eyleme devam kararı çıktı
    ülkem için önemli olduğu kadar stresli günlerde yaşıyoruz ve yaşayacağız anlaşılan
    'show must go' diyenler devam edecek , herkes kendi moduna göre taşıyacak olayları
    ben senin 've perde !' diyeceğin günü bekleyeceğim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Tülay'cığım, çok teşekkürler güzel görüşlü ve düşünceli arkadaşım benim.
      Can kuşum, yazılarımın ne düşünce ile yazıldığını en iyi sen anlarsın. Kesinlikle öyle. Herkes bu olayları kendi arka plandaki yaşamıyla da harmanlıyor. O nedenle kimi başka kimi başka "show must go on" diyor. Çok haklısın doğrusu!..
      Eksik olma, güzel yüreğini hep yüreğimin yanında hissediyorum, bunu biliyorsun. Sevgiler, canım benim.

      Sil
  10. Güzel bir yazı olmuş, ellerinize sağlık...
    Ben de bir süredir yazmıyordum ama bugün dayanamayıp birşeyler yazdım.
    Daha çok face de veriyorum tepkimi.
    Tüm kalbimle mutlu bir gelecek diliyorum bu güzel ülke için...
    Halkın düşman olmadığını, çok sesliliğin de kabul edilmesi gerektiğini anladıkları zaman mutlu bir güneş doğar ülkeme...
    Sevgiler gönderiyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Heyyfi. Çok teşekkürler güzel görüşünüz için. Herkesin tepkisi kesinlikle farklı oluyor, çok haklısınız. Tüm güzel dileklerinize içtenlikle katılıyorum. Sevgiler benden de...

      Sil
  11. Yine çok güzel ifade etmişsin düşüncelerini cnm benim....
    Ben içinden yazası gelmeyenlerdenim maalesef!!! herşey devam edecek ama birşeyin değişmiş olması ve insanların da birşeylerin değiştiğini anlamaları gerekiyor bence.
    Hatta hiç birşey eskisi gibi olmamalı!!!
    sevgiler cnm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Melis'ciğim, güzel günlere dilerim ki.. Sen de beni en iyi anlayanlardan birisin. Sevgiler benden de...

      Sil
  12. Yazinizi cok beyendim..icinden gelmeyenlerden biride benim..canim istemiyor:(..ama yinede firsat oldukca bloglari geziyorum..
    okuyorum..guzel paylasiminiz icin cok tesekkur ediyorum sevgiler..

    YanıtlaSil
  13. eline sağlık handancım güzeldi yazın.
    günlerdin yayın yapmadığım gibi bloglarıda fazla dolaşamıyorum.
    güzel bir gelecek için umudumuzu yitirmeyelim.
    herşey güzel olacak:)
    sevgilerimle

    YanıtlaSil
  14. handancım özlemişim yazılarını, benim de bu aralar içimden hiçbir şey yapmak, hiçbir şey yazmak gelmiyor. bugün girdim, dolaştım blogları. kimi tepkili kimi tepkisiz. yazını geç okuduğum için de kızdım kendime :(

    ağzına, yüreğine, diline sağlık canım arkadaşım.


    smrdmr.blogspot.com

    YanıtlaSil
  15. Dostbahçesindenlezzetler: çok teşekkrüler. Durumlar aynı desenize, sevgiler benden de..

    AsOrTİK: çok teşekür ederim, aynı fikirdeyiz, sevgiler.

    Semra Demir; çok teşekkürler Semra'cığım, oluyor o geç okumalar hep, olabiliyor, hiç önemli değil canım. Aynı fikirdeyiz. Sevgiler benden de..

    YanıtlaSil
  16. Ellerinize sağlık Handan hanım geç okumakla birlikte çok güzel bir yazı olmuş.Bende içinden gelmeyenlerdenim ama sizleri çok özledim.Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehtap Hanım, sevgiler benden de..

      Sil
  17. Artik haberlere bakmak, gazete okumaktan midem bulanmaya basladi, bu zamana kadar hic haber bakmazdim ne iyi yaparmisim meger!!! ne zaman bozulduk bu kadar, ne zaman bu kadar duyarsiz, bu kadar ofke, bu kadar biriktirdik icimizde? ne zaman kardesligi, dostlugu, yardimlasmayi unuttuk? Ne zamandir susuyormusuz, konusmaya ne kadar acmisiz? Amaaaaaa anlayan, dinleyenler, dinlemek cozum bulmak zorunda olanlar ne zaman kaybetti kendilerini ve ne zaman bulacaklar??? Bugun 14 yasindaki kiza tecavuz eden 8 kisinin serbest birakildigini ogrendim gazeteden ve hemen arkasindan Almanya'ya parmak sallayip tehdit edeni... Alooooooo once ulkeme bakin abicigim ulkemeeeeeeee...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mevlüde Hanım, yazdıklarınızda çok haklısınız size katılıyorum.

      Sil
  18. Çok güzel bir yazı olmuş :)Ellerine sağlık canım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büşra Hanım, çok teşekkürler, sevgiler.

      Sil
  19. Haklısın canım yazı konusundaki yeteneğini bildiğimden bu konuda bir blog açabileceğini belirtmiştim metninin güzelliği de bunu doğrular nitelikte. Duygularına katılıyorum insan bazen hem kişisel hem de toplumsal sorunlar karşısında sessizliği tercih ediyor buda çok doğal. Çünkü en güzel ve yerinde tepki bazen bir süreliğine susmak bence. Bu süre zarfında yayın yapmayanları da saygıyla karşılamak lazım. İnşallah her şey daha güzel olacak buna inanmak zorundayız. Öpüyorum seni.

    Hanife

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hanife'ciğim, çok teşekkürler, aynı fikirdeyim. Herşeyin daha güzel olcağı günlere, çok öpüyorum ben de seni, sevgiler;).

      Sil
  20. Susmak gerçekten bir tercihti, tarafsız kalmak gibi..Sevgiler canım..

    YanıtlaSil
  21. Çok güzel yazmışsın, ben de neden yazmadığıma dair bir yazı yazıp sonra da susanlardanım. Ama tarafımı belli ettiğim için de rahatım.

    YanıtlaSil
  22. Evet hayatımda hiç bukadar kişinin ismini aklımda tutup bukadar haber okumamışımdır. Yaşanan herşeyin birsebebi olduğuna inanıyorum. Kendi adıma gerçektende öyle oldu. Ve hala blog moduna dönemedim ama artık dönmeliyim. Biraz kafa dağıtmak lazım :)

    YanıtlaSil
  23. ne güzel söz!güzel bakan güzel görüp güzel söylüyor işte!

    YanıtlaSil
  24. Merhabalar,
    Sanıyorum sözlerinden alıntı yaptığınız kişi Türkiye'nin en değerli beyinlerinden ve benim de kıymetli matematik hocam olan Cihat Şener. Benim hayatıma da bir çok kişinin hayatına olduğu gibi yön vermiş bir insandır. Zannediyorum sizin hayatınıza da dokunmuş bir şekilde :)

    Değindiğiniz konu ise hepimizi derinden etkilemiş bir konudur. Bana kalırsa bu olayların ülkemiz için açtığı en derin yara %lere bölünmüş olmamızdır. Daha doğrusu son yıllarda gizliden gizliye sürdürülen gayretlerin su yüzüne çıkması ve iyice keskin bir hal almış olmasıdır. Elbette kişisel görüşlerimiz vardır ama vatanın ayrılmaz bütünlüğü söz konusu olunca gerisi teferruattır.

    Bizi ayakta tutacak olan,
    Saygı ve sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  25. Hepinize çok teşekkür ediyorum değerli arkadaşlar.

    Miskin Kedi; O kişi Cihat Şener' değildi, yerel bir televizyon; ama onlardan birisiydi dersem tam yerinde olacak, çünkü O ve onun gibiler çok değerliler. Ülkemizin yetiştirdiği çok değerli insanlar onlar. Yüzü aydınlığa dönük, insan sevgisine dönük geleceği nedense önceden görebilen!!! Öğretmenlerimizden, hepsinin ellerini öpüyorum; sevgi ve saygıyla... görüşünüzü paylaştığınız için çok çok teşekkürler.

    YanıtlaSil