İzmir gezim sırasında aslında alışverişler de yaptım ancak bulabildiklerimin minik bir parçası aşağıda. Aldıklarımı öylece biryerlere koyarım sonra ise arar dururum. Hatta uzuunca zaman sonra yerlerini bulduklarım olur:))). Artık ben onları unuttuktan sonra ortaya çıkarlar. Son zamanlarda pudra rengi ojeler favorilerimden.. Claire's e uğrayarak 75 numara pudra rengi bir oje aldım, jel rujlar ise 271 numara, umarım yanlış yazmadım. Pudra rengi oje arayanlara bu rengin aynısından istiyorlarsa Pastel: 85'i de önerebilirim. Neredeyse aynısı. Çünkü her şehirde Claire's bulunmuyor malum. Benim yaşadığım şehirde de henüz açılmadı, İzmir'de bulunca almış oldum. Onun dışında kertenkeleli yüzüğü ise Euromoda'dan buldum, sevimli geldi çok. Bir de Ege Boncuk alışverişim vardı ki, esas oradan pek çok beğendiğim şey aldım; çok ilgili davrandılar ve müşteri ile iletişimleri oldukça iyi, benden gerçekten tam not aldılar, çok tatlı insanlardı. Ege Boncuk alışverişimi evde bulunca resimlerim umarım, bulabilirsem tabiki:).
Bir hayli alışveriş yaptım demiştim; yerel dükkanlardan alışverişlerde ise çoğu zaman yaşanabilen; ve yaşanınca da kişiyi üzen ya da sinirlendiren sahnelerden yaşadım onu da belirtmek isterim. Bir ayakkabıcıda ve yine bir giyim mağzasında, hoş olmayan pazarlama teknikleri ve pazarlama ağızlarıyla konuşunca beni kaybettiler. Gerçekten çok kötüydü, isimlerini vermeyeceğim. İnanın bu kadar kötü bir yaklaşım tarzı uzunca zamandır görmemiştim. İzmir gibi büyük bir şehirde şok oldum. Neyse ki Eskişehir'deki özellikle bazı esnaf; müşteriyle nasıl konuşulması gerektiğini gerçekten öğrendiler.. Kusura bakılmasın ne olur böyle konuştuğum için; ama inanın bazı mağzalardan içeri girer girmez acayip hallere girip, ya alırsın ya alırsın tavrı sergilenirdi. Yerel mağzalar deyince, pek çok marka yoktu hiç şüphesiz... Şimdi işin rengi değişti artık, pekçok mağaza var, onlar da anladılar ki neredeyse pek çok ülkede satış temsilcilikleri bulunan markalarla yarışmak durumunda kalıyorlar. İnternetten alışveriş ise işin daha da başka bir yönü! Çok cephede savaşılması gerektiğini, ekmeğin aslanın midesine indiğini herkes anladı, bu hepimiz için geçerli!.. Klasik pazarlama metodlarının unutulduğu, artık dünyaya yepyeni pencelerden bakmak durumunda olduğumuz; kurumsal iletişimin, marka iletişiminin, müşteri ilişkilerinin öneminin daha fazla anlaşıldığı bir dönemde yaşıyoruz diye düşünüyorum. Yalnızca iyi olmak için çabalayan değil ne yazık ki; gerçekten iyi olan ve bunun için var gücüyle efor harcayan, kurumsal iletişime, marka iletişimine ve müşteri ilişkilerine fazlasıyla önem veren kazanıyor. İşler zorlaştı arkadaşlar.